TANRILAR ÇILDIRMIŞ OLMALI FİLM ÖZETİ
İlkel yaşama yönelik olarak yaşayan Xi
ve kabilesi medeniyetten ve modern hayattan bir haber Afrika hayatı
yaşamaktadırlar. Bu kabile Batı kültüründen tamamen uzakta yaşamaktadırlar.
Telefon, bilgisayar, toplu taşıma, iş ya da yüksek binaların aksine daha ilkel
ütopik bir yaşam sürdürmektedirler. Batı kültürünün ve modernizmin tamamen
dışında bir hayata kucak açmışlardır. Yine hayatlarına normal bir günde devam
ederken, kabilenin üzerinden bir uçak geçmektedir. Uçağı kullanan pilot içtiği Cola
şişesini uçaktan aşağıya atmıştır. Şans ki bu cam Cola şişesi kabilenin hemen
yanına düşmüştür. Aslında her şeyin başlangıcı olacak bu Cola şişesi bizlere şu
anda toplumumuz da birçok ayrımcılığın, rekabetin temsilidir.
Kabile gökyüzünden gelen şişenin
aslında tanrının onları bir tür cezalandırma olarak göndermiş olduğunu
düşünmektedir. Çünkü gelen şişenin ne olduğunu kabilede ki hiç kimse
bilmemektedir. Xi düşen şişeyi almaya gidiyor filmin ortalarına doğru. Şişeyi
eline aldıktan sonra şişe ile ne yapması ya da yapacaklarını tahmin edemiyor. Şişeyi
kabilesine götürüyor. Kabiledeki tüm fertler bu şişeyi inceliyorlar fakat ne
olduğuna anlam veremiyorlar. O ana kadar kabile üyeleri temel ihtiyaçları olan
yiyecek, ağaç kesme, avlanma gereksinimlerini oydukları, sivrilttikleri
taşlardan ve aletlerden gideriyorlardı. Kabile de herkesin bir iş bölümü vardır.
En yaşlı olanlar en genç olanlara iş konusunda yardımcı oluyorlar, kabilenin
genç erkekleri avlanıyor, kadınlar getirilen hayvanları kesiyor, postlarından
giyecek ve barınma eşyaları yapıyorlardır. Şişenin gelmesi ile bu düzen
başlarda fark edilmese de sonunda düzeni alt üst etmeyi başarıyor. İlk önce
şişeyi kabile üyelerinin en yaşlısı incelerken şişeye parmağını sokuyor ve
parmağı orada kalıyor. Daha sonra şişe kabilenin eğlencesi haline gelerek birçok
güldürü amacıyla kullanılıyor. Daha sonra şişe deri inceltmede, müzik aleti
yapmada, deri üzerinde şekiller yapmada, yiyecek ezmede, yiyecek parçalamada
kullanılıyor. Aslında herkes kendi işini sırasıyla yapıyor. Fakat problem
şurada ki hayatlarını kolaylaştıran Cola şişesinden yalnızca bir tane olduğu
için herkes bir anda kullanmak istiyor. Kabilede ki kadınlardan biri şişeyi
kullanırken diğer kadın geliyor ve iş yapan kadının elinden şişeyi alıyor. İki
kadın arasında şişe kavgası çıkıyor. İkisi de kendisinde kalmasını istiyor ama
ne o bırakıyor ne de diğeri. Kadınlardan biri en son diğerinin kafasına şişe
ile vuruyor ve diğer kadın acılar içerisinde yere atıyor kendini ve bağırmaya
başlıyor.
Bunu gören Xi şişeyi
ikisinin elinden alarak tanrılara geri yollamak için gökyüzüne fırlatıyor. Ama
bilmiyor ki modern hayatı kolaylaştıran ürünün, insan hayatında ki ayrımlara,
rekabete dönüştüğünü. Daha sonra şişe yüksek bir ivme ile yere düşüyor ve Xi
son andan kafasına şişenin gelmesinden kurtuluyor. Tekrar denemek istiyor.
Tekrar attığında bu sefer küçük çocuğun başına isabet ediyor. İşler iyice
çığırından çıkmaya başlamıştı artık. Xi çok sinirlenerek şişeden bir an önce
kurtulması gerektiğini düşünüyor ve kabilesinden uzak bir yere şişeyi gömüyor.
Kabile şaşkın bir şekilde hep bir arada oturuyor ve tanrıların neden onlara
kızdığını ve onları cezalandırdığını düşünmeye başlıyorlar. Ve o şişeye
“lanetli” adını taktılar. Ve Xi yarın yola çıkacağını ailesi ile o gece
paylaşır. Ve yola çıkar.
Bu
sırada 2.000 mil uzaklıkta ki Bronx Eyaletinde birtakım olaylar olmaktadır. Bu
olaylar modern hayatın ne kadar karışık ve çekişmeli geçtiğini bize
anlatmaktadır. Kendi halinde ki kabileyi bir şişe alt üst etmişse, günümüzde ki
teknolojik, siyasi olayların savaşa yol açması gayet makul bir sebep aslında.
Xi’ nin yola çıkarken ki amacı da
dünyanın öbür ucuna gitmek ve şişeyi aşağıya atmak ama maalesef ki yolda başına
birçok sürpriz gelmektedir. Modern dünyada ki halkın hırsı, aç gözlülüğü,
ırkçılığı ve ayrımcılığı hem Xi ve ailesini de bulmaktadır. Xi o zamana kadar
belki hiç görmediği yeni yeni şeyleri görmüştür yolculuğunda ama iyi yönden
bakacak olursak artık şişede yoktur ortada.
Film’ in bize anlatmak istediği aslında;
hangi toplumda, hangi kültürde olursak olalım manevi ve maddi şeyler her zaman
insanlığın ve kardeşliğin önüne geçmektedir. Xi’ n kabilesinde modern bir alet
olmadan önce birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk en önemlisi ise insanlık
vardı. Kimse kimseye saygısızlık yapmıyor, savaşa neden olabilecek hiçbir durum
söz konusu olmuyordu. O kabile üyeleri Tanrılara inanıyor, kabile reisinin
sözünden çıkmıyorlardı. Fakat modern dünyanın malzemesi ile hem aile göç etmek
ve kaçmak zorunda kalıyor hem de Xi ailesinden ve yaşadığı yerden ayrılmak
zorunda kalıyor. Filmin benim üzerimde bıraktığı etki dünyevi şeylerin
insanlığımızı alıp götürmemesi. Kardeşliğimizin baki kalması. Boşuna dünya malı
dünyada kalır dememişlerdir. Daha sonra büyük bir ayrılık yaşan kabile üyeleri,
bir şişe yüzünden ayrılmak yerine, kendilerini modern dünyaya adapte edip
yaşamak yerine kendi bildikleri gibi, gelenekleriyle, kültürleriyle yaşamaya
devam etmişlerdir. Çünkü gerçek duygular, gerçek insanlık, içimizde ki güç biz
yaşattığımız sürece var olmaya devam edebilir…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder