23 Aralık 2017 Cumartesi

Kadına Şiddete Hayır!

            Günümüzde bir kadın olarak bizi etkileyen en büyük olaylardan biri kadına şiddettir. Ne taraftan bakarsanız bakın büyük bir toplumsal sorundur. Mesela, şiddet dendiğinde, ilk akla gelen fiziksel şiddet olur. Oysa fiziksel olmayan şiddet biçimleri de son derece yaygındır. Kadın ve kızlara çok zararlı etkileri vardır; örneğin hakaret, aşağılama, küçümseme, eve kapama, zorla cinsel ilişki kurma, ölümle tehdit etme, gibi. Fakat ülkemizde şiddet yaşayan ve uygulayan pek çok kişi tarafından şiddet olarak tanımlanmaz ve daha az önemsenir. Kadına daima ikinci vatandaş muamelesi yapılır.
             Kadına yönelik şiddet, yaşam döngüsü içinde ele alındığında, çok eskilere dayandığı görülür. Aile içinde sahip olunacak çocuğun cinsiyetinin kız çocuklar aleyhine belirlenmesi, kız bebeklerin öldürülmesi, kız çocuklarının cinsel istismarı, dövülmesi, çeyiz, başlık parası, namus cinayetleri, flörtte şiddet, evlilikte hırpalanma, dayak, tecavüz, ekonomik ve psikolojik baskı ve cinsel organlara zarar verici uygulamalar, işyerinde ve diğer kurumlarda cinsel ve psikolojik şiddet, kadın ticareti, fahişeliğe zorlama, yaşlılıkta fiziksel, cinsel ve psikolojik saldırıya uğrama, cinayete kurban gitme şeklinde gerçekleşmektedir. Evet hepimizce şiddet kötü bir davranış biçimidir fakat karşı tarafa neden böyle bir cezai yaptırım uygulanır ? Kadına yönelik şiddetin altına yatan nedenler nelerdir? Çoğu insan bunları hiç düşünmeden yargılar karşı tarafı. Oysa altında yatan nedenler pek de önemli değildir karşı taraf için. Bir insanın bir diğer insana şiddet uygulaması ağır psikolojik nedenler içermektedir. Derine inecek olursak, şiddet uygulayan erkeğin küçüklüğünde geçirdiği travmalar, ailenin yapısı ve çocuğa olan tutumu da yer almaktadır. Örneğin, Ali küçüklüğünde duvara resim çizdiği için, ödevlerini yapmadığı için, yemeğini yemediği için, ailesinden baskı ve şiddet görmüş olabilir. Ali’nin annesi ve babası en ufak şeyden bile kavga etmiş olabilir. Ve aile çocuğuna sağlıklı bir gelecek hazırlamamış olabilir. Bunların sonunda Ali’nin içten içe yaşadığı bocalama ve ailesine kızgınlığı ileride eşine ve çocuklarına da aynı döngüde ilerlemiş olabilir. Lakin böyle durumlarda profesyonel yardım almak en doğrusu olacaktır. Kadına, erkeğe, gence, yaşlıya, hayvana yapılan her türlü şiddet, şiddettir ve doğru bir davranış değildir. Örneğin Rusya da yapılan bir araştırmaya göre kadınlara; ‘Erkeğin şiddet uygulayanını mı yoksa nazik, şefkatli ve sevecen olanını mı tercih edersiniz?’ diye sorduklarında kadınların %95 ‘Erkeğin kadına şiddet uygulayanı makbuldür. Erkek kadına sözünü dinletecek, gerekirse kadınına şiddet uygulayacaktır.’ demişlerdir.

               Peki ya kadına ve tüm diğer canlılara şiddeti nasıl önleyebiliriz? Bana göre bu sorunun cevabı çok basit. Devletin bu gibi şiddet olaylarına daha büyük cezalar vermesi. Kadınların bilinçlendirilmesi. Kadın ne kadar bilinçlenirse, çocukları da bir o kadar bilinçlenecektir ve daha sağlıklı bireyler yetişecektir. ‘Kocasının eline bakmayacak’ şekilde ekonomik özgürlüğe kavuşması, kadın istihdamının özendirilmesi, istihdam garantili “Kadın Beceri Kursları”nın yaygınlaştırılması, kadınların örgütlenmelerinin önünün açılması, kadın örgütlerinin mücadelesi, medya desteği ve toplumsal duyarlılığın sağlanması gerekmektedir. Az da olsa bunları yaptığımız taktirde kadına şiddet oranları yarı yarıya düşeceğini düşünüyorum. Sonuç olarak: Kadına yönelik şiddet; hepimize uygulanan şiddettir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder